Söğüt

Motorium’da sabah sabah.

Bu mevsimde nefis olur Yalı Mahallesi sabahları Maltepe’de. Hafiften benzin kokar eser miktarda. Veya yağlı moped yakıtı, sanki 60 model. Rüzgar da eserse hani, ön kapıdan gelir sesi, sağlam tutmak gerek. Erken de olsa, devamlı birileri olur kaldırımda yürüyen. Ahmet Öğretmen Ada’yı gezdirir bisikletinin terkisinde. Hulyo Kaptan gelir, purosu yanmamış henüz, Devrim gelir kimi zaman ama önce bakkala uğrar, kahvesini getirir…

Continue reading “Söğüt”

Özgür Olmak

Bitmek bilmeyen yoğunluk silsilesi içinde bir haftayı daha devirmek üzereydik. Günlerden Cuma. Geçen hafta mıydı, yoksa bir önceki hafta mıydı en son eve gidip, garajdaki motorumu aküsü bitmesin diye çalıştırdığımda, bilemedim. Zaman öyle hızlı ve öyle boğucu geçiyordu ki, günler, haftalar karışmaya başlamıştı artık. Ama hatırlamam lazımdı. En az on beş günde bir çalıştırmazsam, hem kendime, hem de motoruma ihanet ettiğimi hissediyordum.

Continue reading “Özgür Olmak”

Alexandroupolis, Thassos, Kavala

Yoğun iş temposu sonunda nihayet 20-26 Temmuz tarihleri arasında yıllık iznimi kullanmak amacı ile 1 haftalık seyahat yaptım. Bir yandan görülesi o kadar yer varken bir yandan kamp sevgisi sebebi ile gidilebilecek yerler bir miktar kısıtlanıyor elbette. Kamp zengini en yakın bölge Yunanistan’da olduğundan rotayı batıya çevirdim. Araç olarak büyük tekerlekli bir scooter sizi tüm Avrupa kıtasında da istediğiniz her yere götürebilir.

Continue reading “Alexandroupolis, Thassos, Kavala”

Aprilia Scarabeo 200ie

İtalya’nın ünlü motosiklet markası Aprilia’nın uzun yıllardır imal etmekte olduğu, kendi klasmanında öncülüklere sahip kült bir modeldir Scarabeo. Kökleri 1970’li yılların başına kadar gider ancak ilginç nokta Scarabeo’nun ilk başta kros motosikleti olarak hazırlanıp piyasaya sürülmesidir. 80’lerin başına kadar kadar çeşitli yarışlarda başarılara imza atar.

Continue reading “Aprilia Scarabeo 200ie”

Yaza Merhaba (Narlı, Armutlu, Çınarcık)

Bir pazar sabahı Scarabeo ile biraz gidesim geldi. Geldi de, nereye? Yakınlarda, fazla uzaklaşmadan biryerler olsun dedim. Giyindim, hazırlandım, tam kontağı çevireceğim, telefon çaldı… Cebimden çıkartıp kim aramış diye bakmakla bakmamak arasında kaldım, neme lazım, arayan da boşuna aramıyor elbet, tamam tamam bakalım kimmiş…

Continue reading “Yaza Merhaba (Narlı, Armutlu, Çınarcık)”