Romanya ve Bulgaristan – VI

Güneşli Plaj

Fermuar*

isim, Fransızca fermoir

Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.

* TDK Sözlük bu şekilde tanımlıyor fermuarı…

“Romanya ve Bulgaristan – VI” okumaya devam et

Cumhuriyet Bayramı’nda Samanlı Dağları

Ne yazık ki sevgili Özgür Covid-19 virüsü kapmış ve evinde karantinada. Sağlığı iyiye gidiyor, ki güzel haber bu. Tez zamanda sağlığına ve yollara kavuşmasını dilerken Orhan ve ben de “hazır Özgür yokken” 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı keyifli bir “Off-Road” sürüşü ile kutlayalım dedik.

“Cumhuriyet Bayramı’nda Samanlı Dağları” okumaya devam et

Tasarım, kalite, disiplin: asucollection

Bugün Asude Kayaş Örs’ün ev atölyesindeyim.

Kendisini uzun yıllardır tanırım. Ortak dostlarımız oldu hep, geçmişte kimi tabiat aktivitelerinde, kimi arkadaş toplantılarında karşılaştık. Arkadaşlıktan ziyade “aşinalık” gibiydi. Daha ziyade eşi Erem Örs ile yakınlığım vardı. Lakin İstanbul’un itiş-kakış yaşamından dolayı son yıllarda hiç görüşemez olmuştuk…

“Tasarım, kalite, disiplin: asucollection” okumaya devam et

Bahar Geldi (mi?) – Ören

Bir ara gidip, evi kontrol etmeyi planlıyorum. Çerçeveler değişti, gidip görmem lazım. Hava biraz ısınsın önce ama.

Şubat’ın son günleriydi. Günlük konuşmamız arasında Ertuğrul söylemişti. Sonra başka konular konuştuk; gelecekten, hayattan, havadan, sudan…

Ama benim aklım takılmıştı bir kere; “evi kontrol etmem lazım”.

“Bahar Geldi (mi?) – Ören” okumaya devam et

Romanya ve Bulgaristan – V

Denize Doğru

23 Mayıs 2019 / Perşembe

Peki ama gece kim gelip göz kapaklarıma “eser miktarda” yapıştırıcı sürmüştü? Bildiğim kadarıyla ben yapmamıştım. O halde nasıl olmuştu? Yoksa hemen yan yataktaki Ertuğrul mu bu işi yapmıştı?

Sanmam.

“Romanya ve Bulgaristan – V” okumaya devam et

Romanya ve Bulgaristan – IV

DRUM INCHIS CIRCULATIEI PUBLICE

22 Mayıs 2019 / Çarşamba

Montumu giyiyorum. Kaskımla başımı buluşturup, eldivenlerimi de taktığım gibi motorun üzerindeyim. Ellerim titriyor, marş motoruna ilk hareketi vermesi için devreyi tamamlatacağım anahtarı kontak yuvasında çevirirken. İçimde, uzun süredir beklediği oyuncağı, babasının bu akşam getireceğini bilen çocuğun hisleri. Bir türlü geçmiyor zaman. Oysa daha vitese bile takmadım:) Oyuncağım iki saat uzağımda, gidip alsak ya bir an önce!

“Romanya ve Bulgaristan – IV” okumaya devam et

Romanya ve Bulgaristan – III

Yağmayın Yollarıma

21 Mayıs 2019 / Salı

Buram buram yanmış odun kokusu. Ama nasıl taze. İsle karışık. Varlığını unuttuğum eski bir dost gibi. Kalacağımız kampingi ararken, çocukluğuma dönüyorum bir an. Gözlerim tek tük yaşam olan bu dağ başında bir tabela bulmaya çalışırken, aklım çocukluğuma doğru bir yolculuğa çıkarmış beni, sürüklüyor derinlere.

“Romanya ve Bulgaristan – III” okumaya devam et

Romanya ve Bulgaristan – II

Dağlara Doğru

21 Mayıs 2019, Salı

Çok da uzaktan gelmeyen, ahenkle tekrar eden, metalik ve mekanik bir ses ile uyandım. Ancak beynimin “aç” komutu vermesine rağmen, dünün getirdiği yorgunluktan vücut itaat sistemim tümüyle çökmüş, tüm organlar ve geri kalan uzuvlar bağımsızlıklarını ilan etmişler adeta. Herkes kendi bildiğince davranıyor. Haliyle göz kapaklarım da bu furyanın başını çeken, azılı eylemciler olarak hala kapalı durumdalar.

“Romanya ve Bulgaristan – II” okumaya devam et

Romanya ve Bulgaristan – I

Ağabey, İstanbul’da mısın?

Akşam saat dokuz civarıydı, telefonu açıp birazdan “evet” diye cevaplayacak Ertuğrul’un numarasını tuşladığımda.

“Üsküdar’da buluşsak ya, Kavak motoruna bineriz. Hem biraz deniz havası alır, hem de laflarız, ne dersin?”

“Romanya ve Bulgaristan – I” okumaya devam et