Pupa Yelken Ama İki Teker – II

İşte İtalya… Hayattaki İlk idolüm Adriano Celentano’nun memleketidir benim için. İlk kez burada bulunuyorum ve ilginç bir şekilde heyecanlıyım. Çocukluğumdan bu yana İtalyan sanatçıları beğenerek dinlerim. Celentano çocukluğumdan bu yana hana sahnede. Tek kanal siyah-beyaz TRT zamanları, RAI televizyonundan (İtalya’dan Müzik) Rafaella Carra Show yayınlanırdı. Danslar müzik muhteşemdi. […]

Yolda Hayat Var

Nedense, yıllardır yapabilmiş olduğum tüm yolculuklar öncesinde yaşadığım uzun sürmüş hastalıklarım vardır. Durağan yaşanan, sıradan günlerin sonucu olarak ortaya çıkar. Basit bir grip bile geçmek bilmez. Şöyle de diyebilirim aslında; durağan olmak vücudumda geçmek bilmeyen hastalıklar yaratmakta. Bugün aklıma Pablo Neruda’nın o nefis şiiri geldi, hani şöyle başlayan; […]

Pupa Yelken Ama İki Teker – I

Ortaokul yıllarımda kaptan Sadun Boro‘nun “Pupa Yelken” isimli müthiş kitabını okumuştum. O günden sonra tüm hayatım boyunca “uzakları” merak ettim. Her fırsatta seyahat yapmaya gayret ettim. Nasıl olduğu çok önemli olmadı hiç. Konfor, kısa yollar, hatta güvenlik bile aramadığım dönemler oldu. Hedefim her daim uzaklar oldu. Yağmuruyla, sisiyle, […]

Yağmur, Dolu ve Patriciya Koyu

Hayat da öyle değil mi, ilişkiler mesela. Kilometreler ilerledikçe beklentiler daha netleşiyor, gerçekler daha iyi görünüyor. Aşılan yollar neticesinde yol arkadaşınız ile paylaşımlarınızın sınırlarını daha iyi anlıyorsunuz. Neticede sevgi ve aşk bir yere kadar. Zaman içinde farklılıkların tolere edilmesi zorlaşıyor. Orhan Kızıl Ejder ile yollarını ayırdı. Beklenen şarkıydı […]

Yolda On Gün – II (Semadirek)

Bölüm 7 / Ahirette iman, dünyada mekân: Feribota bindik. Gideceğimiz mesafe 27 deniz mili, bu da mevcut şatlarda iki saat yol demek. Deniz çalkantılı, açığa çıktıkça daha da çalkantılı olacağı kesin. O nedenle motorları bağlamak gerekiyor. Gemideki görevlilerle birlikte motorlarımızı gemi duvarındaki kancalara sicimlerle sabitliyoruz.

Yolda On Gün – I (Halkidiki)

Başlarken… İstanbul’dan yola çıkıp, ilk etabı dışında tamamen doğaçlama gerçekleşen bir seyahatten arta kalanlardır anlattığım. Yıllardır uzun süreli motor gezisi yapmak isteyip, türlü sebeplerden gerçekleşememiş, içimizde ukde kalmış bir heyecanın gerçekleşmesidir. Adeta Ayşecik’in Alpella’ya doyması gibi bir mutluluk barındırır içinde, daha net tanılamak gerekirse; kızgın kumlardan serin sulara […]

Haller

Hani bazen güne kötü uyanır ya insan, üzerinden tren geçmiş gibi. Hele bir de mevsimlerden kış ve dışarıda da kapkara bir hava varsa… İşte ben de böyle uyanıyorum bir süredir her güne. Sebebi çok…

Sis Pus Kerpe

Bu sabah Domaniç’e gitmek için saat 07:30 de yola çıktık ancak. Hava raporu sis vermişti ancak Ekihisar’a geldiğimizde neredeyse bulutun içinde gidiyorduk. Haliyle vapurlar çalışmıyordu, bekledik.

Ballıkayalar

İstanbul’a yakın olupta girmediğim bir yer, Ballıkayalar.  Sisli bir sabah, serin ama soğuk değil, yağış da yok. E-5 üzeri yola koyuldum. Gebze’den sonra “Ballıkayalar Tabiat Parkı” tabelasından sapıp, orta temizlikteki dar virajlı yoldan 15 dakika ilerleyince vardım.

Yeni Sölöz

Dün gece hava tahmin raporuna baktığımda bugün için 15 derece sıcaklıktan bahsediyordu. Ne güzel. Haftalardır kış şatları tüm ülkede sert geçmekte, bu fırsat kaçmaz dedim.

Darlık

Geçen haftalardaki yoğun kar yağışından sonra bugün İstanbul’da kısmen kuru bir hava var. Üstelik hava tahminleri yarından sonra yeniden kar yağışından bahsediyor. Fırsat bu, Kiraz ile Tuzla’dan Darlık, Ulupelit ve Ömerli yollarında turladık.

Kar Buz, Yoldayız Biz

Bugün hem Orhan tecrübe kazansın, hem de temiz hava koklayalım, uzakları görelim diye çıktk yola. Hava muhalefeti bu sene tüm Türkiye’de sert geçiyor, Bolu, Taraklı, Göynük, veya Domaniç, Bilecik, Kütahya bölelerine günü birlik inemiyoruz. Haliyle en yakın nefes alınacak ortam Orhangazi diye düşündük.

Sahilköy’de Kamp

Ekim ayına geldik nihayet. Henüz güneş kaybolmadı, arada ışıl ışıl ısıtmakta. İşte güzel bir hafta sonu için fırsat. Değerlendirmek gerek bu fırsatları. Sahilköy’de kamp yapalım, hem aynı zamanda Suzi ile ilk yakın yol kaçamak olsundu.

Taksiyarhis

Yıllar önce rehberlik yaparken Ayvalık’a geldiğimde dışarıdan bakabildiğimiz, yıkılma tehlikesi nedeni ile değil içine girebilmek, yanına dahi yaklaşamadığımız Taksiyarhis Kilisesi, Rahmi Mustafa Koç Müzesi tarafından baştan sona yenilenmiş, restore edilmiş, çevre düzeni yapılmış bir şekilde bölge turizmine müze olarak kazandırılmış.

Fedakaptan

Sevgili arkadaşım Ahmet Durmaz ile teknelere çok meraklıydık. Ortaokulu birlikte okumuştuk, sonrasında ben Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesi’ne, o da Kabataş Erkek Lisesi’ne kayıt olmuştuk.

Ecza Dolabına İlk Yardım

Bu ecza dolabı kendimi bildim bileli var. Çocukluğumda çok hasta oldum, uzun yıllar sürdü bedenimin güçlenmesi. Bugün bile doktor, hastane, ilaç görmek beni rahatsız eder. Eksik olmasınlar, ama gerçekten ihtiyacımın da olmasını istemiyorum…

Honda TRANSALP

Motosikleti fark ettiğim yıllarda gözüme çarpan bir araçtı. O zamanlar motosiklet sahibi olabilmem hayaldi, ancak hayallerimi süslüyordu zaten. Sade, akıcı ve temiz çizgileri, renkli heyecanlı ama aşırıya kaçmayan grafikleri, kimi modeldeki altın renkli jantlar, mutlaka ayırt edebileceğiniz harika dolgun sesi. Evet, fark etmiştim onu, uzaklara gidebilmenin en güzel […]

Kafa…

Yola çıkarsın, biraz kendinle kalmak, biraz da kafandakilerden kaçmak için. Saat sabahın altısı belki de yedisidir. Ama her halükarda günün ilk ışıkları eşlik ediyordur sana. Hele sahil yoluna da çıktıysan bir şekilde, deniz kokusu sarar her yanını. Çekersin ciğerlerine burnunu daha da açarak, sanki depo edebilecekmişsin, sanki tüm […]