Soğuk geçen günlerden güneş arasında Şile.
Yine İznik
Sabahtan akşama bir İznik yolculuğu daha…
Kandıra
Yılın ışıldayan son günlerinden bir kaçamak daha.
Sonbahar Kaçamağı…
Bu sene yolda değildik.
Yolda olamadık.
İçimizde asfalt özlemi.
Elde harita, ekranda Google Earth.
Baktık durduk…
Erdek
Bir gecelik Antcamping’de konaklamalı Erdek yolculuğu.
Trilye
Yola çıktık. Nereye gitmeli derken, rüzgâr bizi Trilye’ye attı (Mudanya, Trilye, Gemlik, Narlı, Delmece, Çınarcık)
Solo İznik
2011 ile yollarımızın ayrılmasının üzerinden yirmi iki gün geçmiş, bir yanda nefes aldırmadan hafta sonları dahi mesai yaptıran işler, diğer yanda gittikçe soğuyan hava; bunalmış, burnundan soluyan pis bir adam…
Kaşlarım hergün biraz daha çatılırken, meteorolojinin verdiği haber bayram sevinci yaşattı bana; “hafta sonu sıcaklık 6 derece olacak.”
Poyrazda Poyraz
Havanın Poyraz estiği bir gün Poyrazköy’e gidelim, çay içelim dedik. Hava ciddi soğuktu. Sobanın yanında kahvehane sahibi ile çay içerken sohbet ettik, ısındık, hava kararmadan evlerimize döndük.
Yaşasınn, ilk şehir dışı gezime çıkıyorum!
Üç aylık motorcu olarak, şehir içinde gezmekten sıkılmıştım. Gönül gitmek, daha uzaklara gitmek istiyordu. Ancak ne izin vardı uzaklara gitmeye (hatırlayınız: eli sopalı Ertuğrul 🙂 ) ne de yeterince tecrübe. Gerçi üç aydır İstanbul içinde oldukça zaman geçirmiştim motorla. Özellikle Beykoz civarında gidilmedik yol, görülmedik köy de kalmamıştı. Kavak’da bol bol balık yenmiş, Poyraz’da titreyerek çay içilmiş, Anadolu Feneri’nde fenerle birlikte gemilere de el sallanmıştı. Riva’da denize taş atılmış, Bozhane, Cumhuriyet, Öğümce, Karakiraz, Şile yolları da viraj viraj ezberlenmişti. Üstelik hava oldukça soğuk olmasına rağmen (Ocak – Mart arası, normal olarak biraz serin oluyormuş, motor üstünde bizzat deneyerek gördüm) yapılmıştı bu geziler.
“Yaşasınn, ilk şehir dışı gezime çıkıyorum!” okumaya devam et
Nasıl Düştüm Ben Bu Yola – II
İçim kıpır kıpır. Artık ehliyetim var, eğitimlerimi aldım. “Haydi, artık motor almalıyım” modundayım. Algıda seçicilik had safhaya ulaşmış, artık nereye gitsem sadece motosikletleri görüyorum. Adeta gözüm dönmüş durumda. Hislerim, bahar aylarında gevşemiş ergen hoppalığındayken, yine beynim devreye giriyor; “ o kadar eğitim aldın, o kadar okudun, araştırdın, motordan önce ne yapacaktın?” Unutmadım elbette, “önce güvenlik” mottosuyla, kılık kıyafet işine giriştim.