Yıllar önce rehberlik yaparken Ayvalık’a geldiğimde dışarıdan bakabildiğimiz, yıkılma tehlikesi nedeni ile değil içine girebilmek, yanına dahi yaklaşamadığımız Taksiyarhis Kilisesi, Rahmi Mustafa Koç Müzesi tarafından baştan sona yenilenmiş, restore edilmiş, çevre düzeni yapılmış bir şekilde bölge turizmine müze olarak kazandırılmış.
Yazar: Ertuğrul Ortaç
Fedakaptan
Sevgili arkadaşım Ahmet Durmaz ile teknelere çok meraklıydık. Ortaokulu birlikte okumuştuk, sonrasında ben Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesi’ne, o da Kabataş Erkek Lisesi’ne kayıt olmuştuk.
Ecza Dolabına İlk Yardım
Bu ecza dolabı kendimi bildim bileli var. Çocukluğumda çok hasta oldum, uzun yıllar sürdü bedenimin güçlenmesi. Bugün bile doktor, hastane, ilaç görmek beni rahatsız eder. Eksik olmasınlar, ama gerçekten ihtiyacımın da olmasını istemiyorum…
Honda TRANSALP
Motosikleti fark ettiğim yıllarda gözüme çarpan bir araçtı. O zamanlar motosiklet sahibi olabilmem hayaldi, ancak hayallerimi süslüyordu zaten. Sade, akıcı ve temiz çizgileri, renkli heyecanlı ama aşırıya kaçmayan grafikleri, kimi modeldeki altın renkli jantlar, mutlaka ayırt edebileceğiniz harika dolgun sesi.
Evet, fark etmiştim onu, uzaklara gidebilmenin en güzel yoluydu o.
“Honda TRANSALP” okumaya devam etCumhuriyet Bayramı’nda Tunçbilek, Domaniç
Uzun zamandır yolsuz kaldık, tekerlerimiz dönmedi. Nihayet kısmet oldu, Cumhuriyet Bayramı’nda biz de bayram yaptık.
“Cumhuriyet Bayramı’nda Tunçbilek, Domaniç” okumaya devam et
Ohrid
“İstek var, takat yok”.
Bu cümle sevgili Vespasever İbrahim Er’den kaldı bize. 1959 model de, gündelik GTS de kullanır. Kulakları çınlasın.
Bu sene yıllık izin için bir dolu yer var aklımda. Maksat her zaman göremediğim yerleri göreyim, gündelik ortamdan uzaklaşayım. Kısıtlı da olsa bütçemi hazırladım, hem zaten kamp yaparak ilerleyeceğim, yemeklerimi kendim yapacağım, biraz da tutumlu ilerlersem benzine, yani daha uzağa imkan olur. Şirketten aralıksız 12 iş günü izin de aldım, temiz iki hafta yol yapar. Buraya kadar güzel. Güzel de, daha önceki yıllara benzemiyor halimiz. Eskisi gibi neşeli değiliz toplum olarak. Haliyle ben de nasibimi almış bulunmaktayım. Keyifsizlik diz boyu.
Delmece
Soğuk ve sıradan başlamış, her zamanki gibi bir cumartesi. Bugün küçük bir fark olsun, biraz da hava değişikliği dedim ve Gemlik üzerinden Narlı, Delmece Yaylası ve ardından Çınarcık üzeri İstanbul dönüşü.
Söğüt
Motorium’da sabah sabah.
Bu mevsimde nefis olur Yalı Mahallesi sabahları Maltepe’de. Hafiften benzin kokar eser miktarda. Veya yağlı moped yakıtı, sanki 60 model. Rüzgar da eserse hani, ön kapıdan gelir sesi, sağlam tutmak gerek. Erken de olsa, devamlı birileri olur kaldırımda yürüyen. Ahmet Öğretmen Ada’yı gezdirir bisikletinin terkisinde. Hulyo Kaptan gelir, purosu yanmamış henüz, Devrim gelir kimi zaman ama önce bakkala uğrar, kahvesini getirir…
Uludağ Çobankaya’da Kamp
Cumartesi akşamı olmuş, tam da kanepe ile Tv arasında sıkışmaya başlamışken, aniden verilen karar.
Çantalar, kontak, km ler, kamp. Plan yok, hava raporuna bakmak yok.
Ve ertesi sabah yaşanan hediye aşağıdaki karelerde görülmekte…
Alexandroupolis, Thassos, Kavala
Yoğun iş temposu sonunda nihayet 20-26 Temmuz tarihleri arasında yıllık iznimi kullanmak amacı ile 1 haftalık seyahat yaptım. Bir yandan görülesi o kadar yer varken bir yandan kamp sevgisi sebebi ile gidilebilecek yerler bir miktar kısıtlanıyor elbette. Kamp zengini en yakın bölge Yunanistan’da olduğundan rotayı batıya çevirdim. Araç olarak büyük tekerlekli bir scooter sizi tüm Avrupa kıtasında da istediğiniz her yere götürebilir.