Yıllardır niyet edip de bir türlü gerçekleştiremediğim Sarıkız tepesine tırmanış bu güne kısmet oldu, işte hikayesi…
“Kazdağı Milli Parkı” okumaya devam etYazar: Ertuğrul Ortaç
Neden XPulse 200 ve İlk İzlenimler
9 Eylül 2020 tarihinde sevgili Özgür ile yaptığımız kısa bir test sürüşü sonrasında ben ve kardeşim birer adet Hero XPulse200 satın aldık.
Peki neden?
Öncesinde ben 2015 model XT660Z Ténéré, kardeşim de 2017 model CRF250 Rally kullanmaktaydık.
“Neden XPulse 200 ve İlk İzlenimler” okumaya devam etHero XPulse 200 (Çelebi)
Bir süredir hafif Enduro veya Rally-Enduro bir motosiklet arayışı içindeyim. Ne Ténéré 660 kadar büyük, ne de gündelik yakın mesafelerde kullandığım YBR 125 kadar küçük, ikisinin arasında ölçülere sahip bir araç. Mesela 250-400cc bandında.
Peki niçin?
Aslında bu konuda ısrar benden çıkıyor. Hatta Özgür ile anlaşamadığımız noktalar da var, lakin çok dile getirmese de o da bazı gereklilikler görmekte.
“Hero XPulse 200 (Çelebi)” okumaya devam etSiyah YBR’nin Yolda Olma Hakkı
Sevgili dostum Sado’nun uzun yıllardır kullanmaya fırsatı olmadığı Siyah YBR125‘in yeniden yola çıkışının hikayesidir bu. Restorasyon değil, yenileme, bakım, onarım ve biraz da anılar var içinde.
“Siyah YBR’nin Yolda Olma Hakkı” okumaya devam etKuzu Yaylası
Bugün günlerden Kuzu Yaylası. Hava 11-15 derece civarında. Kontağı çevirip yükseklerde nefes almanın tam zamanı. Kiraz’ın örtüsünü kaldırdım, motoru ısıtıp yola koyuldum…
Motosikletlerim ve Ben – III
Bu yazı serisinin ilk iki bölümünde toplam 9 motosikletim ve onlarla yaşadıklarımı anlatmıştım. Nihayet üçüncü ve “şimdilik” son kısıma geldik. Elbette belli olmaz, hevesler, meraklar bitmiyor, belki ileride bir kaç sayfa daha ekleyecek kadar motosiklet değiştirme şansım, ihtiyacım veya imkanım olabilir. Olmayabilir de ve bu kötü birşey değil. Ama kendim için bu hakkımı saklı tutarım.
Şimdi şu beş motosikletimi daha anlatmak istiyorum;
Vespa GTS250ie, 2013
Aprillia Sacarabeo 200, 2014
Yamaha XT660Z Ténéré, 2015
Suzuki Address 110, 2016
2015 Yamaha YBR125 ESD, 2017
Motosikletlerim ve Ben – II
Bir önceki yazımda ilk beş motosikletimi kullandığım süreçten, yaşadığım “ilkler” den bahsetmiştim. Bu yazımda ise sonraki dört motosiklet ve onların getirdikleri var…
İnönü Yaylası
Geçtiğimiz hafta Kiraz’ın (YBR125) yıllık muayenesi vardı, plakadaki “vida deliği” sebebiyle geçememişti. Yeniden plaka hazırlatıp bu sabah Köseköy’deki Tüvtürk istasyonuna gittim, araç Haziran 2021’e kadar geçer notu aldı. Sıkıcı araç muayene işlemleri sonrası şimdi bunu kutlamanın zamanı dedim.
Kayıp Şarkı
Yıl 1980.
Eylül ayı başında ailecek yaz tatili için güneye inmiştik, Side’nin Sorgun bölgesine kadar ilerledik. Otomobilimiz 1967 model Volkswagen 1300 Kaplumbağa, rengi beyaz, üzerinde eşyaların iple bağlandığı port bagaj, içinde kardeşim, annem, babam, ben ve her yere tıkıştırılmış bilumum birşeyler. Tencere, tüp, çaydanlık, kıyafet, mangal vs vs… Her çukurda ayrı ses, ama çok heyecanlıyız, uzaklara gidiyoruz, denize gireceğiz, farklı yerler göreceğiz…
Serindere
Bu sabah erken uyandım, 06:05 de.
Özgür, an itibarı ile çalışmıyor, yakında yeniden işe başlar, fırsat bu fırsat onunla birlikte sürmeyi istemiştim. Gündelik yaşam telaşından dolayı birlikte sürüş-kaçış günlerimiz çok seyrekleşti. Üstelik onun İstanbul’da yaşıyor olması, kentden çıkana kadar yaşayacağı trafik azabı yol hevesini bitirmeye başladı. Trafik ve çirkin İstanbul kalabalığı insanın enerjisini emiyor. Tüketiyor heyecanımızı, yaşantımızı…
Neyse, bunları bir kenara bırakalım. Tolga ağabey çamura girmez, Cengiz ağabey ve Orhan çalışmaktalar, geriye nöbetci bir ben kalıyorum bugün…