Motosikletlerim ve Ben – III

Bu yazı serisinin ilk iki bölümünde toplam 9 motosikletim ve onlarla yaşadıklarımı anlatmıştım. Nihayet üçüncü ve “şimdilik” son kısıma geldik. Elbette belli olmaz, hevesler, meraklar bitmiyor, belki ileride bir kaç sayfa daha ekleyecek kadar motosiklet değiştirme şansım, ihtiyacım veya imkanım olabilir. Olmayabilir de ve bu kötü birşey değil. Ama kendim için bu hakkımı saklı tutarım.

Continue reading “Motosikletlerim ve Ben – III”

Serindere

Bu sabah erken uyandım, 06:05 de.

Özgür, an itibarı ile çalışmıyor, yakında yeniden işe başlar, fırsat bu fırsat onunla birlikte sürmeyi istemiştim. Gündelik yaşam telaşından dolayı birlikte sürüş-kaçış günlerimiz çok seyrekleşti. Üstelik onun İstanbul’da yaşıyor olması, kentden çıkana kadar yaşayacağı trafik azabı yol hevesini bitirmeye başladı. Trafik ve çirkin İstanbul kalabalığı insanın enerjisini emiyor. Tüketiyor heyecanımızı, yaşantımızı…

Neyse, bunları bir kenara bırakalım. Tolga ağabey çamura girmez, Cengiz ağabey ve Orhan çalışmaktalar, geriye nöbetci bir ben kalıyorum bugün…

Dün güneşli ve ılık bir hava vardı, bugün tahminler yağışlı ve sisli.  Sürüş esnasında ıslanmak sözkonusu, olsun dedim, çıkayım karşı tepelere, süreyim Çekirge’yi, maksat teker dönsün. Bakalım neler göreceğiz…

Umuttepe’den inerken Samanlı Dağları’nın görüntüsü ile heyecanlandım,  yüksek ve hafif karlı tepeler beni çağırmaktaydı.

Net bir istikamet çizmedim, İnönü Yaylası’nı merak ediyorum, bir yandan tepelerde karı görünce toprak yolların sıkıntılı olabileceğini düşünüyorum. Nihayetinde Tepecik Köyü’nden sonra yol çamur ve kar karışımı oldu, olur da Ténéré’yi devirirsem, kaygan zeminde doğrultmak zor olacağından, bir süre sonra geri dönüp Serindere’ye çevirdim rotayı.

Manzaraları seyretmekten ilerleyemez oluyor insan.

MSerindere etrafına hayat saçarak ilerliyor. Burada sadece tabiatın sesi duyulmakta, su, kuşlar, rüzgar…

Serindere yakınlarından Yuvacık’a ulaştım, hafiften yağmur da başladı, eh üç beş kare fotoğraf da çektik, akciğerlerimizi de temiz hava ile doldurduk, eve dönme vaktidir.

Gidilesi, uçulası, aşılası uzaklar…

GBu arada yeri gelmişken, Çekirge hakkında bir kaç not eklemeli:

2015’den bu yana 26 bin km geride kaldı. Kimi zamanlar Kiraz’ı (YBR125) kullandığımdan çok fazla km yapma şansım olmadı, belki bundan sonra daha hızlı ilerler. Belirtmek istediğim şu:

XT660 Z Ténéré motor tepkileri yönünden ilk 10 bin km, bugünlere kıyasla çok tatsız bir araçtı. Huysuz bir atın üzerine binmişsiniz, ilerlemeye çalışıyorsunuz ama her an sizi tepecek, yere atacak duygusu yaşatmıştı.

Yamaha XT660 Z Ténéré, 2015

İkinci 10 binler birbirimize alışma evresi gibiydi, benim kaslarım onu öğredi, onun da tepkileri biraz yumuşadı. Fabrika garanti süreci bittiğinden dolayı istediğim yağı kullanmaya başladım (Motul 7100 15W-50) ve daha önemlisi yumuşak bir lastik (Michelin Sirac) değişimi yaşadık.

Şimdi üçüncü 10 binlerin sonuna yaklaşıyoruz, motor alt devirlerde daha yüksek tork üretmeye başladı, ince titreşimler azaldı, yakıt tüketimi bir miktar daha düştü. Keyifli zamanlar başlıyor sanki.

Yakında 30.000 km bakımı ve bu esnada inceden bir yoklama gerekiyor, fren yağları ve motor soğutma sıvısı yenilenecek, vs… Onu da ayrı bir yazı halinde paylaşırım.

Sevgiyle ilerleyin, yolda olun…

Ertuğrul Ortaç
6 Mart 2019

Kocayayla

Kocayayla için yazabileceğim, anlatabileceğim pek çok şey var. Daha iyi anlamak için oradan geçmeniz, havasını solumanız, yürürken Uludağ’ın karlı zirvelerini seyretmeniz gerek.

Continue reading “Kocayayla”

Kartepe-Sansarak

Geçmişte Sansarak’dan bir kaç kez denedik, Adapazarı istikametine yolumuzu bulamadık. Yağış, mevsim, zamanlama vs bir türlü denk getiremedik. E haliyle aşmadığımız yol bize şehir efsanesi oldu. İşte bugün o efsaneyi gömmeye niyetliyiz.

Yolu tersten çizdik; İzmit Kartepe’den başlayıp çıkıp, Sansarak üzerinden İznik’e varacağız.

Continue reading “Kartepe-Sansarak”

Assos

17 – 19 Ağustos arası iki gecelik kamp turu için fırsatımız oldu. Küçükkuyu ile Assos arasında kamp yaparak değerlendirmek istedik. İnternet üzerinden yaptığımız araştırma neticesinde bazı notlar alıp yola koyulduk.

Continue reading “Assos”

Yolda On Gün / Halkidiki & Semadirek

Başlarken…

İstanbul’dan yola çıkıp, ilk etabı dışında tamamen doğaçlama gerçekleşen bir seyahatten arta kalanlardır anlattığım. Yıllardır uzun süreli motor gezisi yapmak isteyip, türlü sebeplerden gerçekleşememiş, içimizde ukde kalmış bir heyecanın gerçekleşmesidir. Adeta Ayşecik’in Alpella’ya doyması gibi bir mutluluk barındırır içinde, daha net tanılamak gerekirse; kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibidir bizim için.

Continue reading “Yolda On Gün / Halkidiki & Semadirek”

Ohrid

“İstek var, takat yok”.

Bu cümle sevgili Vespasever İbrahim Er’den kaldı bize. 1959 model de, gündelik GTS de kullanır. Kulakları çınlasın.

Bu sene yıllık izin için bir dolu yer var aklımda. Maksat her zaman göremediğim yerleri göreyim, gündelik ortamdan uzaklaşayım. Kısıtlı da olsa bütçemi hazırladım, hem zaten kamp yaparak ilerleyeceğim, yemeklerimi kendim yapacağım, biraz da tutumlu ilerlersem benzine, yani daha uzağa imkan olur. Şirketten aralıksız 12 iş günü izin de aldım, temiz iki hafta yol yapar. Buraya kadar güzel. Güzel de, daha önceki yıllara benzemiyor halimiz. Eskisi gibi neşeli değiliz toplum olarak. Haliyle ben de nasibimi almış bulunmaktayım. Keyifsizlik diz boyu.

Continue reading “Ohrid”