Fedakaptan

Sevgili arkadaşım Ahmet Durmaz ile teknelere çok meraklıydık. Ortaokulu birlikte okumuştuk, sonrasında ben Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesi’ne, o da Kabataş Erkek Lisesi’ne kayıt olmuştuk.

Okuldan arta kalan zamanlarımızda İstanbul’daki pek çok tersaneye gider, tekne çekek yerlerini gezer, vakit geçirirdik. Üsküdar’da “Vecdi Arduman” tersanesi vardı mesela, meşhur “Yosma”nın, “Metres”in inşa edildikleri yer. Salacak’ta tütün depolarının olduğu yere çok yakın bir noktadaydı. Vecdi beyin birgün bize nasihat ettiğini dahi hatırlarım.

O yıllarda Fenerbahçe’de marina daha yeni yapılmıştı, bugünkü gibi etrafı çitler ile çevrili değildi, teknelerin yanına kadar giderdik.

Birgün yine marina da keşifteyiz, gözümüze bir tekne takıldı, kıçtankara bağlanmış, geniş karınlı, tahmini 8-9 metre boyunda, beyaz, tek direkli, ahşaptı. O güne kadar böylesine güzel bir tekne görmemiştik, çok büyük değildi ama insana güven veren ve sağlam yapılıydı. Gövdesinde kalafat izleri belli oluyordu. Demek ki denizlerde gezen, kullanılan, yani yaşayan bir tekneydi. “İ.Y.K. Fedakaptan” yazıyordu arkasında.

Artik bundan sonra, tekne ve denizcilik bizim icin Fedakaptandi…

Yıllarca o tekneyi konuştuk, büyüdüğümüzde aynı onun gibi bir teknemiz olacaktı Ahmet ile. Birlikte uzak seyahatler yapacaktık.

100_1794İ.Y.K. Fedakaptan (2012)

100_1792Yıllar yılları kovaladı, Ahmet Amerika’ya gitti, yerleşti. Çok nadiren görüşebiliyoruz. Ben keza İstanbul’da, iş güç vs derken, önce Fedakaptan’ı, sonra tekne hayallerini kaybettik. Unuttuk.

2005 yılında sevgili dostum Erkan Bayer’e sormuştum, denizcidir kendisi. Hatırladı, ama akibeti hakkında bilgi bulamadı.

2012 senesinde bir gün İstinye’den geçerken, koyun Beşiktaş tarafında karaya çekilmiş, üstü yarı örtülü, sanki yakında ağır bakım görecekmiş gibi duran bir tekne gördüm. Sırtını denize dönmüş, pruvası karaya bakıyor. Yanına gidip daha dikkatli bakmak gereği duydum nedense, beni bekliyor gibiydi. Fark etmiştim onu, evet oydu:) Onu göreli tahminimce 30 yıl geçmişti.

100_1791100_1790Heyecanlandım. Onu denizde görmek isterdim ama yine de iyi durumdaydı. Seneler sonra karşılaştığım dostumdu adeta. Önce gündelik yaşam telaşında unuttuğum, sonra tamamen kaybettiğim…

Ve karşımdaydı. Dipdiri olarak.

Görünüşe bakılırsa hayli bakım görmesi gerekiyordu, belki de restorasyona. Ama göreceği ilginin hakkını verebilecek kadar sağlam. Belli ki geçmişte iyi bakım görmüş. Açıkçası onunla ben ilgileniyor olmayı çok isterdim.

Sonraki günlerde bir küçük araştırma yaptım. Sahibi Semuh Günur isminde bir avukatmış. Yazılanlardan çok kıymetli bir denizci ve saygıdeğer bir insan olduğunu öğrendim. 1992-94 yılları arasında İ.Y.K.’nün başkanlığını yapmış, daha sonra da “Onursal Başkan” tayin edilmiş.

Şimdi, son halini görmeyi merak ediyorum. Umuyorum ki, denizde, yine beyaz, ışıl ışıl ve sağlıklı karşılaşırız bu sefer. Ama bir 30 sene daha geçmesin.

Ertuğrul Ortaç
Mart 2016

Yararlanılan Kaynaklar;

TurkSail
http://www.turksail.com/index.php?option=com_content&view=article&catid=89:bodoslama&id=6880:feda-kaptana-stinyede-rastladk&Itemid=95

İstanbul Yelken Klübü
Klüp Başkanları